Koç Boğa İkizler Yengeç Aslan Başak Terazi Akrep Yay Oğlak Kova Balık

Okuyucu köşesi

Sevgili okuyucularım, Bugünden itibaren bu köşede merak ettiklerinizi paylaşacağım.
Anlatacağınız astrolojik hikayeleri bu köşede yayınlayacağım ve tabii bazı açıklamalar vve yorumlarım olacak.
okuyucukosesi@yaseminboran.com
e-mail adresine göndereceğiniz yazıları bekliyorum.
devamı için tıklayınız

Astroloji Nedir?

29 Aralık 2016 Perşembe

Astroloji, insanı tarif eden bir yöntemdir. Elbette içinde yaşadığımız bu çağa ait bir sistemin ürünü değil. 
Yani medeniyetimizi üzerine kurmuş olduğumuz, felsefeye temellendirdiğimiz bilim ve bilimsellik anlayışının dışında bulunuyor astroloji… Kadim medeniyetlerin geliştirdiği bir yöntem diyebiliriz kısaca. 
 

Astrolojinin üzerine kurulu olduğu sistem, evrensel yasalar ile çalışır. Bizim geliştirdiğimiz medeniyet ise, evrensel yasalara hükmetmek ve kontrol altına almak için geliştirdiğimiz yasalar üzerine kurulu… 
 

Ve elbette medeniyetimizi üzerine kurmuş olduğumuz bilimsellik anlayışı ile örtüşmeyen bir sistemi kabul etmek zor… Hatta çağımızın kabul görmüş, üniversitelerde saygın bir yer edinmiş olan Astronomi, Astrolojinin içinden çıkmış olsa da kabul görmesi zor.  Astroloji bir hurafe olarak kalmaya devam eder mi, bilinmez… Aslında gelişen bilim ile birlikte bilimsellik anlayışı da değişiyor ve buna bağlı olarak astrolojiye bakış açısı da değişebilir. Ancak, Astronomi elbette saygınlığını arttıracak yaptığı keşiflerle…
 

Astronominin konusu gök cisimleri ve bunların hareketini incelemek… 
Astrolojinin konusu ise, insan… Astroloji, yeryüzünü anlamak için gök cisimlerinin hareketini inceler ve hesaplar. Gezegenlerin konumunu doğru hesaplamak önemlidir. Çünkü hesaplardaki hatalar astrolojik yorumların hatalı olmasına neden olacaktır.
 

İnsan, güneşin doğmasıyla birlikte canlılığın arttığını tespit etmiş, dahası güneş batarken hastalıkların artması dikkatini çekmiş olsa gerek… Ayrıca güneşin olmadığı karanlık saatlerde korkular ve hayaller insanı ele geçirir ve gökyüzünün yeryüzünü ve dolayısıyla kendisini etkilediğini anlar.
 

Güneş her gün aynı noktadan doğmaz ve günlerin uzunluğu her gün değişir. Ve Ay her gece aynı değildir, değişir. Yeniay, ilk dördün, dolunay, son dördün… Aysız geceler ile dolunay zamanı başkadır. Denizler, sular gibi duygular da, Ay’ın değişmesiyle birlikte değişmektedir. Hatta Ay büyürken bitkilere suyun yürüdüğünü tespit eder, insanoğlu... Bitkiler önemlidir, çünkü besin kaynağıdır. Ve elbette kan da sıvıdır. Üstelik diğer temel besin kaynağı olan hayvanlar önemlidir insan için fakat daha önemlisi kendisidir. Kendisini değişen zamana uygun hale getirmek için gökyüzünün işaretlerini doğru okuması gerekir. Bunun için incelemesi ve gök cisimlerinin hareketlerini hesaplaması gerekir. 
 

Sonra mevsimler… Dört mevsim, on iki burç ve takvim… İşte sistem oluşuyor.  Çünkü burçlar kuşağı bir elips oluşturuyor, astroloji ise, bir daire çiziyor ve gök cisimleri daire üzerinde hareket ettirildiği zaman elips hareket ile örtüşmüyor. Ve zaten bir daire 360 derece ve her bir dereceyi bir gün olarak alırsak, yıllık takvimde beş günlük bir fark ortaya çıkıyor ve bir de altı saatlik bir artık zaman var ki, kullandığımız takvimde de düzeltme yapıyoruz ve her dört sene de bir Şubat ayına bir gün ilave ediyoruz. Yani sonuç olarak kabul üstüne kurulu bir sistemden söz ediyoruz. Şu anda kullandığımız ve medeniyetimizin kabul gösterdiği takvim sistemi de budur. Sadece düşüncelerinizi özgürleştirmeniz için bunu belirttim. Sonuç olarak sistemin temeli matematik ve bugün kullanılan matematik üzerinden işlem yaptığımız zaman insanın aklına hemen ondalık sistem mi, altmışlık sistem mi, ikili sistem mi gibi yapacağınız hesapları matematiğin içindeki hangi sistem üzerinden yapılacak gibi bir soru yükseliyor. Çünkü sonuçlar her bir sistem için başka olacak…
 

İşte astrolojinin üzerine kurulu olduğu sistem de başka ve hesapları altmışlık sistem üzerinden yapıyoruz. Yani zaman hesapları… Ondalık sistemi, altmışlık sisteme çevirmeniz gerekiyor. Bu medeniyetin okullarında öğrendiğiniz düşünce sisteminizi de astroloji dilinin sistemine çevirmeniz gerekiyor. Yoksa yapacağınız yorumlar tıpkı ondalık sistemle bulduğunuz sonucun altmışlık sistemde aynı olmadığı gibi olacak. Ve astroloji sizin için anlaşılmaz olacak ve hatta hurafeden ibaret kalacak!
 

Astrolojinin ne olup, ne olmadığını dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Benden bu kadar… 
Astroloji; Güneş, Ay, burçlar (Takım Yıldızlar) ve gezegenlerin hareketlerini incelemesinin nedeni, bütün bunların yeryüzüne, dünyaya ve özellikle dünyada yaşayan insana nasıl yansıdığını araştırıyor. Düpedüz bilimdir. Lakin çağımız insanının öğrendiği ve tarif ettiği bilim tarifinin tamamen dışındadır ve üniversitelerimizin kapısından içeri giremez. Girse bile bir çeşit hobi kursu olmaktan öteye geçemez. 
Bilimin tarifini değiştirecek duruma gelirsek eğer, belki o zaman kabul görür… Aslında gelişen teknoloji ve buluşlar insanlığın bakış açısını değiştirecek düzeye geldi gibi, üstelik meydana gelen olaylar da ezber bozacak türden fakat değişim pek kolay değil ve özellikle insanın bakış açısını değiştirmek, bilimin tarifini değiştirmekten bile zor olabilir… Neyse bu karamsar bir yorum oldu ve konumuzun dışına çıkmaya niyetim yok. Bu konu hakkındaki yorumlarımı başka bir yazının konusu yapacağım ve Astrolojinin felsefesinin içine fazla girmeden genel bir tarif yapacağım. 
 

Astroloji; evrensel yasalar üstüne kurulu bir matematik sistem. Ve elbette varsayımlar, kabuller üzerine kurulu… Yani Zodyak olarak tanımlanan burçlar kuşağı sadece on iki takımyıldızın oluşturduğu bir çember içinde dönen gezegenler, ki bunların hepsi dünyanın bakış açısına göre hesaplanıyor ve tabii Güneş ve Ay’ın hesapları da Dünya’ya göre yapılıyor. (Dünya, Güneş sistemimizin merkezine konularak hesaplar yapılıyor)
Güneş sistemi olarak tarif ettiğimiz gezegenlerin dünyadan baktığımız zaman burçlar kuşağındaki hangi burçta durduğu ve birbirileri ile yaptıkları açıların dünya zamanı ile hesaplanması sonucunda ortaya çıkan yıldız haritası, o zamanın tarifini yapmak için kullanılan sistemi oluşturuyor. Elbette hesaplanan zaman, dünya zamanı ve dünyada meydana gelecek olayları, o anda doğmuş olan bebeği, o anda başlayan işi veya başlayacağınız işe en uygun zamanın hangisi olduğunu tarif ediyor.
 

Kişinin kendisini tanımasına yardımcı olan astroloji, aynı zamanda kendisinin dışındaki insanı da anlamasına yardımcı oluyor. Böylece kendine göre düşünüp beklenti içine girerek sarsılan ilişkiler yaşamak yerine, karşınızdaki kişinin tabiatına uygun davranabilir ve güzel ilişkiler kurabilirsiniz. Üstelik kişi kendi yeteneklerini bildiği zaman, yeteneklerini kullanabilecek duruma gelebilir. Bilmediğiniz şeyi kullanamazsınız. 
Hemen her yerde karşımıza çıkan “Kendini bil”mek buyurulsa da günümüzde kişinin kendisini bilmesine yardımcı olacak bir öğreti, disiplin, her hangi bir araç sunulmuyor. Sadece kendisini bilmesi isteniyor. 
Astroloji, kişinin kendisini bilmesine yardımcı olan şahane bir yöntem…
 

Astroloji, dünyada yaşayan insan için yapılacak işlerin zamanını belirleyen muhteşem bir sistemdir, aynı zamanda. Yani sadece insanı tarif etmiyor, aynı zamanda dünya saati ile doğru zamanda doğru işler yapılması için kullanılacak en pratik araçlardan biri…